DRİNA KÖPRÜSÜ KİTAP ÖZETİ

DRİNA KÖPRÜSÜ KİTAP ÖZETİ
  • 11.05.2017
  • 1.037 kez okundu

DRİNA KÖPRÜSÜ KİTAP ÖZETİ                                                    

“Drina Köprüsü” adlı eser Osmanlı İmparatorluğu dönemi Balkanlar’ındaki yaşantıyı anlatması açısından önemli bir eser olmaktadır ayrıca Avusturya Macaristan İmparatorluğunun hâkim olduğu dönemler I.Dünya Savaşı dönemine kadar ele aldığımız zaman, sosyal niteliği yanında tarihi niteliğinin olduğunu da göz ardı edemeyiz. Kitapta Drina köprüsünün yapım süreci, Osman İmparatorluğunun hâkimiyet süreci ve Balkanlarda Osmanlının etkisinin azalması, Avusturya- Macaristan İmparatorluğunun hâkim olmaya başlaması halkın yeni yönetime karşı isyanlarının başlaması, yerli halkın sıkıntıları ve son sayfalara doğru başlayan milliyetçilik akımları gibi birçok olaya yer verilmiştir.

Olaylarla ve olgularla ele alınan Balkan toprakları akıcı bir dille okuyucuya yansıtılmaya çalışılmıştır. Kitapta birden çok olaya yer verilmiştir yalnız bir kesim değil birden çok kesime ve de topluluğa yer verilmiştir. Köprü üzerinde ve çevresinde geçen olaylar itibariyle 16. yüzyıldan 20.yüzyıla kadar ki döneme ışık tutuyor.

Kitapta anlatılan Drina köprüsü Drina üzerine kurulan ve yapılış süresince birçok olaya şahit olan bir köprüdür. Sağ tarafında Vişegrad kasabası vardır, kitabın ilk sayfalarında da görüldüğü gibi birçok olay burada gerçekleşmektedir. Köprü o bölgede Bosna’yı Sırbistan’a bağlayan hatta Osmanlı imparatorluğuna bağlayan önemli bir yapıdır. Köprünün sağ ve sol kesimin de farklı dinler iç içe yaşamaktadır.

Hıristiyanlar ve Müslümanlar beraber yaşamaktadır, farklı dinler fakat uyumlu yaşayan farklı toplum hakkında kitabın bazı yerlerinde örneklerde verilmektedir iki toplum arasında sıkıntı yaşanmaması için huzurun bozulmaması için halkın bazı faaliyetlerini gizli söylediklerine de yer verilmektedir. İki toplum ister istemez birbirinden etkilenmektedirler şarkılarını kendi dillerine uyarlamaktadırlar bilinçli bilinçsiz kültürel birleşmeler vardır. Fakat huzursuzluğun olmaması için halk dikkatli davranmaktadır.

 Kitap Osmanlı İmparatorluğunun zirvedeki dönemlerindeki devşirme sadrazamı Sokullu Mehmet Paşa’nın Sokoloviç köyünde başlamıştır. Hıristiyan bir aileye mensup Sokullu Mehmet Paşa on yaşlarında devşirme olarak Osmanlı sarayına götürülmüş ve kısa sürede yükselmiş ve yönetimde önemli bir kişi olmuştur. Mehmet Paşa çok küçük yaşlarda köprünün hayalini kurmuştur ve yıllar sonra da eline geçen fırsat ile köprüyü yaptırmaya karar vermiştir ve böylece memleketine olan özleminin de bir belirtisidir Drina Köprüsü. Köprüyü Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa 1571 yıllarında yaptırmaya karar vermiştir ve Sadrazam köprünün yapımını ilk kez Abid Ağa’ya vermiş fakat köprü kısa sürede tamamlanacak kadar kolay bir yapı değildir.

Abid Ağa halka geldiği günden beri korku yayan bir yapıya sahiptir ayrıca Abid Ağa kasabada otoriteyi sağlamak için yeri gelmiş köprünün yapılmasına engel olanları öldürtmüş ve yeri gelmiş halkı kendine tam düşman etmiştir. Köprü kış şartları ile tamamlanamamıştır ve araya giren bir kış dönemi sırasında Sadrazamın Abid Ağa’nın yaptıklarını öğrenmesi ile bir sonraki dönemde yerine başka birisini göndermiştir. Yeni gelen kişinin ismi Arif Bey’dir. Abid Ağanın tersine halka daha iyi davranan bir kişidir. Halk yeni gelen kişiden çok memnundur.

Osmanlının Balkanlarda etkili olduğu dönemdir bu dönemler. Bu dönemde halk yönetimin gönderdiği kişilere karşı gelememektedir ve itaat etmektedir gerekirse işkence ve zulme maruz kalmaktadır; Abid Ağanın yaptığı zulme maruz kaldıkları gibi, yazar bu dönemi çok iyi bir şekilde yansıtmıştır. Fakat işkence ve zulüm, Osmanlı İmparatorluğunun hoşgörülü yönetim anlayışına uymamaktadır ve yönetimin temelinde olmayan bir şeydir. Abid Ağanın zulmü de daha sonra anlaşılıp gereken yapılmıştır. Köprünün yapımı için halka gönderilen, köprü yapımı için gelen işçiler için harcanması gereken paranın Abid Ağa tarafından ne amaç ile kullanıldığı, halkın zor durumda olduğu yönetim tarafından çok sonraları fark edilmiştir.

Osmanlı’nın merkezden uzak yerlere tam anlamıyla hâkim olamaması, gönderdiği kişilerin kendi istedikleri gibi halkı kullanması ve daha birçok örnek gösterilebilmektedir. Kitap bu örnekleri ve halkın genel görünümünü çok bariz bir şekilde anlatmıştır. Yaşanan olayları hatta diologları da gerçeğe uygun olduğu gibi anlatması yönünden gerçek bir eserdir. Merkeze uzak yönetimlerin ne zorluklara sahip olduğunu bariz anlatmaktadır. Yönetime karşı çıkan isyanlar olduğu gibi anlatılmıştır.  Sadrazamın daha sonra gönderdiği Arif Bey ile köprünün yapımı daha hızlı olmuş bu durumda gerektiği zaman yönetim nasıl etkili olduğunu göstermiştir. Halkın Abid Ağanın zumlu nedeniyle köprünün yapımına karşı gelmeye başlamıştı fakat daha sonra yerine gelen Arif Bey sayesinde tamamlanan köprünün yapılışına çok sevinmişlerdir. Köprünün bitimi ile kasabanın konumu çevre yörelere göre daha önemli hale gelmiştir. Köprü ilk trenin yapılışına kadar bölgede çok önemli bir yere sahip olacaktır ticaret açısından ulaşım açısından önem arz etmiştir.

Drina Köprüsünün tamamlanması için geçen 5 yıllık sürecin anlatıldığı sayfalarda okuyucu birçok şeyi bir arada görmektedir; kitapta halkın nasıl dinine saygılı olduğunu gerektiği yerde Müslüman kesimin hadislere yer vermesi kitapta yerli halkın yaşayışını gözler önüne sermektedir. Örneğin Saray Bosna’yı kolera hastalığı yakalar, Kapiya halkı hastalığın kendilerine bulaşmaması için Drina köprüsüne korumalar koyarlar, her geleni geçirmezler ve mektupları dezenfekte ederler. Bu durum için söyledikleri bir hadisi şerifte “Bir yerde hastalık görünce oraya gitmeyin, çünkü hastalığı alabilirsiniz! Ama hastalığın olduğu yerde bulunuyorsanız oradan da çıkmayın, çünkü hastalığı başkalarına bulaştırabilirsiniz.”  Bu durumda da görüldüğü gibi yazar dini yapının hâkim olduğu kesimi oldukça güzel yansıtmıştır.

Yazar kitapta bazı yerlerde halkın arasındaki fikir çatışmalarına da yer vermiştir. Bunlardan bir örnek ise; Mütevelli Ali Hocadır. Avusturya ordusunun Bosna’ya gireceğine dair söylentilerin olduğu ve Osmanlının bu duruma karşı bir girişimin olmadığını ve padişahın karşı koymadan yönetimi teslim ettiği söylentilerinin yayılması üzerine Plevli müftüsü Avusturyalılara karşı direnme girişimi için Bosna’ya gelir fakat Ali Hoca bu isyana karşı çıkar. Bilgili, ileri görüşlü olan Ali Hoca böyle bir girişimin halka zarar vereceğinden emindir. Halkı galeyana getiren müftü Ali hocanın yakalanıp köprüye çivilenmesine neden olur. Bu durum halkın genel durumuna yapılacak bir örnektir

İlk sayfalardan itibaren başlayan kitap Drina köprüsü etrafında gerçekleşen olaylarla yavaş yavaş bizi kitabın içine çekerken köprünün iki ucundaki halk hakkında yeterince bilgi vermektedir. Sadece köprüye yakın yerler değil o devir Balkan ülkeleri Avusturya -Macaristan İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğunun Balkan politikaları hakkında da bilgi vermektedir. Kitap etkileyici bir dille yazılmıştır, kitapta Sırp, Müslüman, Yahudi her dinden ırktan olan yerli halk okuyucuya güzel bir şekilde yansıtılmıştır. Kitap bir Sırplı tarafından değil de Osmanlı yönetimi taraftarı bir Türk tarafından yazılmış havası estirmektedir okuyucuya.

Kitap farklı dinlerden insanların birlikte yaşadığı bu topraklarda geçen olayları bir köprünün ana karakter olarak alınarak oluşturulduğu, birçok hikâyenin birleştirilmesi şeklinde oluşan bu kitapta özel-genel açıdan toplumu sosyal-siyasal yapıda ustaca işlemiştir.

Kitapta bazı bölümlerde bahsedilen olaylar da bu bölgenin sosyal yapısındaki olaylara örnek gösterilebilmektedir. Sadece yönetim değil küçük sosyal olaylarında bahsedildiği bir kitap olması yönünden de önemli olmaktadır. Mesela; Fato’nun hikâyesine yer verilmiştir.  Fato Avdaga Osmanagiç‘ın kızıdır. Fato’yu babası istemediği Hamziçlerden birine vermek isteyince Fato kendini köprüden atar ve intihar eder. Bu gibi bazı olaylarda kitaptaki bahsedilen sosyal yapıya örnek gösterilesi yönünden önemlidir.

Kapiya ya göç eden kesimin arasında bir çocuk vardır adı Bukus’tur. Bukus havari bir tiptir. Cumartesi Museviler için mübarek olan bir günde taşın arasında bir Macar altını bulur ve bu altın ile kumar oynar ve kazanır. Daha sonra sürekli kazanan Bukus usta bir kumarbaz olur ve kısa sürede baba ocağını terk eder ve bütün Museviler bu çocuğa çok üzülür. Kasabayı terk eden Bukus’tan 14 yıl haber alınmaz. O gün taşın arasından çıkan altına herkes şeytanın altını ter ve bu olayı acı ile anarlar. Bu hikâyede de geçen olay yerli halkın yani Musevi kesimin dini inançlarına ve toplumsal yapısının nasıl bir kültürel yapılanmaya oturduğu hakkında bilgi vermektedir kumarbaz olan bir çocuğa üzülen bir toplumdan bahsedilmektedir.

Yazar son bölümlere doğru Osmanlının daha da güç kaybetmesiyle doğru orantılı olarak Balkanlardan da Osmanlı’nın çekilmesiyle yerine gelen Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun ve onun getirdiği yeni düzene eleştirilerle ve eski düzene bazen özlemlerin olduğunu yansıtıyor okuyucuya ve bunu da o dönemde yaşayan halkın düşüncelerini yansıtarak sunuyor. Osmanlının parçalanmasına en çok üzülen Müslüman kesim olmuştur. Sırplar ise çok rahattır. Halk uzun süredir Osmanlı hâkimiyetinde Osmanlı idaresi ile yaşarken yeni idareye alışmak kolay olmamıştır; fakat her yapıda olduğu gibi halk bir süre sonra bu yapıya da alışıp bu idare ile yaşamaya başlamıştır elbette ki eski-yeni yönetim arasında fikir çatışması yaşayan kesim olmaya devam etmiştir. Yazar bu süreçte birçok olumsuz olaylara da yer vermiştir. Tabii Osmanlı’nın kendi yaptığı yanlışlıkları da belirtmeden geçmemiştir. Osmanlının Trablusgarp’ta ki zor dönemi ve arkasından Balkan yenilgisine de yer verilmiştir kitapta. Dönemin olayları tarafsız bir dille yer bulmuştur bu kitapta. Yazar etkileyici dili ile halkı olduğu gibi yansıtmakla kalmamış küçük çaplı eleştirilerine de yer vermiştir kitapta (Osmanlı yönetimindeki eksikliklerin olduğu gibi); fakat kırıcı olmayan bir dil kullanmıştır. Kitapta geçen olaylar hızlı ilerlemesi açısından ele alındığı zaman büyük bir dikkat ile okunması gerekmektedir. Yazar birden çok olaya yer vermesiyle birçok konuya değinmiştir.

Kitap sonlara doğru 19. ve 20. yüzyıl kısmına geldiğinde siyasi hareketlerin, emperyalistleşen dünyanın insanlarının nasıl birbirlerinden uzaklaştırdığını anlatmaya başlıyor. Bu dönemde ticaretin gelişmesi buna bağlı olarak hayat koşulunun gelişmesi Avrupa’nın belli aşamalarda Osmanlının önüne geçmesiyle kasaba da yeni yaşama alışmaya başlamıştır. Batının etkisi altına giren, Osmanlı kültüründen kalan kalıntıların yok olmaya başladığı Balkanları bize anlatmakta dönemin siyasi sosyal hareketlerini kitap açıklayıcı bir dille yer vermektedir.  Zamanla bu değişen yaşam tarzıyla ekonomide ki aksaklıklarla birlikte Balkanlardaki durumu kötüye götürmektedir. Milliyetçilik akımlarının baş göstermesi Sırpların bağımsızlık çalışmalarıyla birlikte düzen kötüye gitmeye başlamıştır. Bütün bu sıkıntıların üstüne birde I.Dünya Savaşı eklenince Balkanlar tamamen bir kargaşaya doğru sürüklenmiştir. Yazar bütün bu durumları dönemin siyasi sosyal olaylarını ele alarak gözlemci bir tarihçi havasında yazıya dökmüştür.

Osmanlı İmparatorluğu topraklarında birçok farklı toplulukların bir arada yaşayabildiğine kanıt gösterilebilecek bir eserdir, ayrıca bu toplulukların bir arada yaşadıkları Osmanlı döneminde ne kadar hoşgörülü bir yapının olduğunu göstermesi yönünden de önemlidir. Kitap Balkanların değişen siyasi ve sosyal yapısını anlamak için güzel bir eser olarak hala canlılığını korumaktadır.

Sonuç olarak I.Dünya Savaşının patlak vermesi ve sonrasında yıkılan köprü ile sonuçlanan kitap yazıldığı dönem ve içinde anlatılan süreç itibariyle önemli bir tarihi eser olarak karşımıza çıkmaktadır. Kitap eşsiz bir eser olmasını, Nobel Ödülüne layık görülmesiyle ve okuyucularından büyük ilgi almasıyla kanıtlamıştır. Ayrıca kitap birçok dile çevrilmesiyle ve de farklı toplumların sahiplendiği bir eser olması açısından da önem arz etmektedir.

 

 

Etiketler:

Kişi başına düşen milli gelir 2019
Türkiye’de 2018 verilerine göre kişi başına düşen milli gelir Türkiye İstatistik Kurumunun tarafından açıklandı. İşte Kişi başına düşen milli gelir...
İşsizlik Nedir?
İnsanlar yaşamlarını sürdürmek ve zorunlu ihtiyaçlarını gidermek için bir işe ihtiyaç duyarlar. Elde edilen güzel bir işin sonunda insanlar işlerini...
Aylara Göre Dolar Kuru 2018
Aşağıdaki tablo 2018 yılına ait dolar kurlarını göstermektedir. Tablo ayın ilk günündeki dolar kuru ile son günündeki dolar kurunu gösterecektir.İşte Aylara...
Dünyanın en tehlikeli şehirleri
Dünyanın en tehlikeli şehirleri hangileridir? Hangi şehirler en tehlikeli şehirler içinde yer almaktadır? Aşağıdaki liste Mayıs 2018 verilerine göre dünyanın...
Küresel Barış Endeksi 2018
Küresel Barış Endeksi 2018 (İngilizce: Global Peace Index), ülkelerin ve bölgelerin göreli barışçıl konumunu ölçen bir girişimdir. Sidney, Avustralya merkezli Ekonomi ve Barış Enstitüsü’nün bir...
Dünyanın en kalabalık ülkeleri 2018
Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya nüfus sıralaması ya da Dünyanın en kalabalık ülkeleri 2018 aşağıdaki gibidir. Dünyanın en kalabalı ülkeleri Çin,...
Türkiye kişi başına düşen milli gelir 2018
Türkiye’de kişi başına düşen milli gelir 2018 ne kadardır? 2018 verilerine göre Türkiye’de kişi başına düşen milli gelir ne kadardır?...
Dünyanın En Fakir Ülkeleri
Gayri Safi Milli Hasılası En düşük Ülkeler, başka bir ifade ile dünyanın en fakir ülkeleri sıralamasına geçmeden önce kısaca Gayri...
Gayri Safi Milli Hasılası En Yüksek Ülkeler
Gayri Safi Milli Hasılası En Yüksek Ülkeler sıralamasına geçmeden önce kısaca Gayri Safi Milli Hasıla yani GSMH’nin tanımını vermekte fayda...
Türkiye’nin en uzun tünelleri
Türkiye’nin en uzun tünelleri hangileridir? Türkiye’nin en uzun tüneli, Türkiye’nin en uzun ikinci tüneli, Türkiye’deki tüneller listesi gibi şeyleri merak...
Türkiye’nin en zenginleri 2018
Türkiye’nin en zenginleri kimlerdir? En zengin 40 kişi kimdir? Bu soruların cevabını merak ediyorsanız aşağıdaki listeye bakmanız yeterli olacaktır. Aşağıdaki...
Türkiye’nin en iyi üniversiteleri
Türkiye’nin en iyi üniversiteleri hangileridir? Dünyada ilk bindeki Türk üniversiteleri hangileridir? Aşağıdaki üniversite sıralaması Türkiye’nin en iyi üniversiteleri 2018’e göre Türkiye’nin...
Kanada’nın en iyi üniversiteleri
Kanada’nın en iyi üniversiteleri hangileridir? Kanada’nın en iyi üniversiteleri 2018 sıralaması nasıldır? Aşağıdaki liste Kanada’nın dünyada ilk binde bulunan üniversitelerini, bulunduğu...
Almanya’nın en iyi üniversiteleri
Almanya’nın en iyi üniversiteleri hangileridir? Almanya’nın en iyi üniversiteleri 2018 sıralamasına göre hangi üniversiteler en iyi üniversitelerdir? Aşağıdaki liste Almanya’nın en iyi...
Dünyanın en iyi üniversiteleri
Dünyanın en iyi üniversiteleri hangileridir?Dünyanın en iyi üniversiteleri 2018 sıralaması aşağıdaki gibidir. Bir çok kurumun yapmış olduğu değişik sıralamalar olmasına...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ